YuNuS's profileWelcome To My Little & F...PhotosBlogListsMore Tools Help

Welcome To My Little & Faked World

YuNuS SARI

There are no photo albums.

Video

 

Video

 

Custom HTML

Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
GÖSDEwrote:
SENIN BLOG GIRDILERINDE HARİKA Gülümseme
ÖSELLIKLE FOTOLARINA BAYILIORUM Parti
DEMEK ÇALDIN HA AFFEDİLMİCEK BI SUÇ BU Kızgın ŞAKA YAPIORUM TABİKİ CANIN SAOLSUN AAMahcup
Sept. 29
YuNuS SARIwrote:
GöSDee'm Sen Bitanesin Bi Bi Bi... :)
Seviyorum Nan Seni...
May 24
YuNuS SARIwrote:
A a...Şımarıyorum Ama Mahcup
Jan. 3
selamiwrote:
valla ne solım sana ınsan demek bana yakısmaz melek desem onlar kıskanır hayatının gorunusu super dısı yaktı ama ıcını bılmem.cok guzel zaman ayırmıssın deymıs dogrusu helal olsun aklını ıyı kullanıyorsun.GUZEL SÖZ:senın dogum gunun dogdugun gundur benım dogum gunum senı gordugum her gundur.
                                                                                                                                                
                                                                                                                                  ORHAN GENCEBAY.
Jan. 3
Coşkunwrote:
tbrkler  cok güzel olmuş cok beyendim ellerine saglik
Dec. 26
by 
by 
More...

Birgün sende anlarsın...

Zorlanmadan girdiğin bi kalbe acı çektirerek çıktığın zaman, Alınan Nefese son verir gibi umursamadığın an, Ve gün gelir sevdiğin zaman, sende anlarsın..!
Bir müziğin bile ne manâlara geldiğini, Bir resmin ne kadar duygu barındırdığını, Bir gözün nekadar yaşarabileceğini, Azda olsa sevince, belki anlarsın...!
Bir bedene iki kalp sığdırmayı, İki kalbi tek bir satıra yazmayı, Seven kalbi bide sevdirmeyi, Kalbine kriz aşkla indiği an, nihayetinde anlarsın...!
Kalabalıkta bile yalnız yürümeyi, Işık altında kararmayı
Ve bir resme acı içince bakmayı, Umudum yok ama, umarım anlarsın...!

Karı Kısmı !

         Hepiniz Aynı Değil Misiniz? Kadın Kısmı,Şeytana Pabucunu Ters Giydirenler...Kaç Tane Saf Ve Temiziniz Var Aranızda? Kaçınız Namusunuzla Yaşıyor,Vicdanınızı Dinliyorsunuz,Ucuzluğunuzun Önde Geldiği Şu Günlerde...
         Her Şeyin Değeri Sadece Sizin Olana Kadar Dimi ! ..Bir Şeyi İstersiniz Ve Onu Elinize Almak İçin Her Türlü Pisliği Yaparsınız.Yalan Söylersiniz,İki Yüzlü Davranırsınız,Sadece İyi Yönlerinizi Gösterir,Asla Gerçekci Olmassınız..Sonra İstediğinizi Alınca Yavaş Yavaş Terkedersiniz...Kıymet Bilmessiniz,Onur Nedir Ki Sizin İçin,Gurur,Sadakat,Sevgi,Saygı Nedir ki ? Bilemessiniz..Çünkü Varoluşunuzda Var Adilik,Aşağılıklık,Riyakârlık...
         Sevgiyi Satmak,Sevgiliyi Satmak Ucuzdur Sizin İçin...Çünkü Ruhunuz ''O Basite Aldığınız Sevgiden'' Çok Çok Çok Daha UCUZ ! Tıpkı ''Necasetten'' Bedeniniz Gibi...
 
         Tanrı Kızlara Güvenseydi ''ZAR'' Koymazdı..Her Ay Bir Hafta Kan Kaybedip Genede Yaşayan Bir Varlığa Nasıl Güvenilebilir Ki Zaten ? !                                                                            5495078_1404794d1194597585_m

Kendime Sarılır DonarıM !

ws_donuk_rüya_1024x768

Mutlu Muyum Ki, Onu Düşünüyorum Bu Gece Karanlığında… Diyorum Tamamen Mutluluk Hangi İnsana Nasip Olmuş, Öyleyim Diyende Yalan Söyler Dışa Karşı Palyaçoculuk Oynarlar… Kimsesiz, Çaresiz Ve Mutsuz… Hayat Yalnız Yaşanmaz, Yaslanacak Bir Ömür Tutacak Bir Dal Arar İnsan… Tuttuğunda Bırakmaz… Aslında İnsan Kendi Mutsuzluğunu Kendi Oluşturur… Elindeki İle Yetinmeyen Kişi Elindekinin Değerini Bilmeyen Kişi, Şükretmeyi Bilmeyen Kişi Acınacak Hale Gelir Sonunda, Mutsuzluk Bile Zümrüt-ü Anka Değerinde Kalır Aranır Olur… İnsan Ne Yaparsa Kendi Eliyle, Diliyle, Beyniyle Yapar... Kader Vardır... Ama Onu Sende Yönlendirirsin... Bir Şey Olunca Alın Yazısı Diyemezsin... O Yazıyı Sen Şekillendirirsin... Bazen Perilere İnanırım, Gökyüzüne Bakarım Çıkmaları Ümidiyle Ve Derim İçimden Haykırarak “Bu Taraflara Da Gelseniz De Biraz Mutluluk Dağıtsanız” Bizlere, Onlara, Şunlara Ve Bana… Rüyaya Dalmakta Olduğumu Gerçekliğimle Yüzleşince Anlarım Ve İrkilirim… Gerçeklerim... Hislerim, Düşüncelerim İçimde Ki Pesimist Canavar... Mutsuzluğumun İçinde Mutlu Ediyorlar Beni... Evet, Çok Tezat Farkındayım Ama Mutsuzluk, Karamsarlık Bana Mutluluk Veriyor… Tuhafım Demiş Miydim Ben!!!

Sevgi, Ne Güzel Bir Sözcük… Deriz:” Yaratılanı Severiz Yaradan’dan Ötürü”… Sevgi’yi Yaratan Zaten O’dur… “Kim Severse Allah'a Yaklaşır; Allah Da Ona Yaklaşır Çünkü O Sevgiyi Yaratandır” Demiş Tolstoy Ve Sözüme, Bana Ve Tüm Sevenlere Tercüman Olmuş… Sıkıntılı Nokta Burası Değil Zaten… Artık Kimse Yaratılandan Ötürü Sevmiyor Birbirini… Şekillere Takılıyor, Maddiye Takılıyor Maneviyi Unutuyor… “Seni Sen Diye Sevdim” Diyebilecek Kaç Kişi Kaldı Acaba… Bende Vardım Bunların Arasında Ama En Son Ruh Göçünde Terk Etti Buraları Ve Beni… Kelimelerim Tükendiği Gibi İçimde Ki Sevgide Tükendi Ne Yazık Ki… Nefret Ede Ede Kendimden, Bir Hal Çaresi De Kalmadı Artık Nefsimin... Erittim İyice Aşk Şerbetini, Kapıldım Artık, Kendime Çektim Zevk Şehvetini... Yalnızlığıma Gömüldüm Bu Sıralar Ve İçimde Ki Sevgiyi Terk Ettim… Zemzemle Yıkansam Da, Arşı Ala'ya Yükselsem De Ve Bir Melek Gibi Hissetsem De Çare Bulamıyorum Derdime Ve Sevgisizliğe… Histe Kaldı O Gece İle Azaldı Neşriyatlar... Ben Acizim Farkına Vardım... Çok Kolay Kandırılıyorum Şeytan Tarafından... Evet Aciz’im, Aciz...

Hissetmemenin Ne Kadar Kötü Bir Şey Olduğunu Bilmeyen İçin Çok Kolay Gelir Kirli, Amaçsız, Duygusuz Ve Aşksız Kalmak… Neyse Kirli Kalsın Bu Durum Daha İyi… Kararsızım Aslında Hissetmek Mi Yok Olmak Mı?.. İki Seçenekte Benim İçin Uçurum, İki Arada Bir Derede Yol Alırken Kararsızlık Tabasına Katıldım Anlamadan… Kararsızlık İnsanı Uçuruma Götürür, Bunu Bile Bile Uçuruma Sürükleniyorum... Ben Senin Katilin Olamam Dedim, Bırak Peşimi Desem De Ayrılmıyor Bu His Peşimden…

Sınav Sonucunu Bekleyen Öğrenci Gibiyim... Sonuç Ne Olursa Olsun Kalmayacağımı Biliyorum... Her Sonuç Başarılıdır... Çünkü Sonlanmıştır...Başarısını Senin Bakış Açın Belirler... Adam Olmak İçin İlk Adımdır Da Bu Son… Kendin Çerçevelersin Bu Çizgiyi Ve Kendin Belirlersin… Adam Olmak İçin Bir Şey Olmak Gerekir, Bir Şey'ler Öğrenmen Gerekir... Boş Bir Adam Olmak Var, Her Şey'i Bilen Bir Adam Var... Buda Okumak İle Olunur... Her Şey'in Başı Okumak... Oku İle Başlar Dönemeç... İkra Yani...

Hiçlik İnsanın En Çok Zoruna Giden Şeydir… Umursanmamak, Sevilmemek Ve Ölüme Terk Edilmek Yaşarken… Ezilir, Büzülürsün Çevrendekilerin Seni Anlamasını Beklersin Ama Anlamazlar, Anlayamazlar… Hesap Vermekten, Soru Sorulmasından Bıktım… Yalnız Kalmaktan Boşa Ümitlenmekten Sıkıldım… Mutlu Muyum Diye Sorarsan Yazının Başında Ki Gibi: Hayır Değilim, Berbatım… Sevgi Var Mı Yüreğinde Peki: Var Ama Anlayan Yok, Değer Veren Yok… Hissedemiyorum Da Artık Aşk’ı, Umudu Ve Ruhu… Adamlık: Kâfi Değil, Adam Olamadık Ne Yazık Ki…


Bu Dünya Ne Garip… Dünyanın Bir Ucunda Biri Ölürken Diğer Ucunda Biri Doğuyor… Ben Burada Ölürken Kim Bilir Nerede Kim Yaşama Adım Atıyor… En İyisi Ben Kendimle Yetineyim… Aşk Bana Uzak, Sevgi Bana Yasak… Sagopa Kajmer’in Dediği Gibi “Kendime Sarılır Donarım” En İyisi Bu…

Sentenced - Noose (Türkçe Çevirisi!)

Mutsuzluğundan kaçış yok
acı ve ıstırap içinde yalnız
depresif ve içi boş uzanmış
aklında tek düşünce
-yarın yok

ve sonra aklını başına topladın
ve senin zamanın olduğunu düşündün
tek bir gözyaşı dökmeden bu dünyayı bıraktın
korkusuz,ümitsiz
sonra sadece başını ilmiğe koyup,herşeyi akışına
bırakmayı düşündün..ve yaptın
evet,yaptın

şimdi her gece sık sık uğruyorsun
ismimi sesleniyorsun,ta ki ben....
bu hüznü duyarak uyanana kadar
aklımda tek düşünce
-takip edeceğim

bunalıma girmek için içiyorum
ve sonra ipi alarak kendimi ifade ediyorum
tek bir gözyaşı dökmeden bu dünyayı bırakacağım
ümitsiz,korkusuz

evet,başımı ilmeğe koyup,herşeyi akışına
bırakacağım..ve yapacağım
yapacağım

aynı senin gibi ipi alacağım
ve nerdeysen orada olacağım

evet,başımı ilmeğe koyup,herşeyi akışına
bırakacağım..ve yapacağım
yapacağım

Arada Oluyor İşte..

Canın sıkılmış oturuyorsun. Artık hiçbir şeyin haz vermediği bir durumda, kendinden geçmiş bunca olana bir meyil, bir neden uyduruyorsun… Kader demek geliyor içinden, sonra düşünüyorsun; Tanrı bu kadar acımasız olamaz, diyorsun. Kendine mal ediyorsun ki bu seferde vicdanının rahatlığı seni uyarıyor ; ‘senin ne günahın var ki’,diyorsun. Karşı taraf mı %100 kusurlu olan. Hayır. İlaha ki vardır madalyonunda görünmeyen bir yüzü. Ama karanlık yüzünü göremiyorsun o madalyonun. Soruların yanıtsız, olanlar dönüşsüz, süregelenler çaresiz yaşıyorsun nereye savrulduğunu bilmeden. Sonra kendini gene bir gönül işinde buluyorsun. Yalansız diyorsun, dürüst, aldatmacasız ve mutlu tebessümlerle irdeliyorsun hislerini O’na. Yıkıveriyorsun O‘nu anlamsız hayatına. İşte bu diyorsun, bana gaye olacak insan. Sonrası gene malum hüsran. Kurgusal yalanlarla bezenmiş yakın arkadaşlıklar katili oluyor sevginin. Profesyonellikten eser yok ya yalanlarda… Gene de yiyor yutuyorsun işte birer birer. Gözlere inanıyorsun hep. Yaşlı, rimelleri akmış bir çift göze. Sonra onlarda yalan çıkıyor sözlerin doğrultusunda. Nihayetinde anlıyorsun; Gözlerde sözler kadar yalancıymış bu hayatta. Hayat ve yalanlar derken fark ediyorsun hayatın anlamını. Meğer verdiğin şey kendinmişsin aşklarının karşılığında. Kaybettiğin şey kendinden bir parçaymış ve bir yerden sonra verecek bir şeyin olmadığında terk ediyormuş ya o aşklar seni. Tamahkârlığın ötesindeymiş insanoğlu istek konusunda. Hiç doymayan bir varlıkmış, anasından sütünü çiğ emen bu aşağılık yaradılış. Yunus Emre’yi yalanlıyorsun. Yaradan seviliyormuş da yaratılan o kadar güzel değil. Hani güzel sevilirmiş ya o bakımdan. Seviyorsun da ne oluyor. Karamsarlığın siyahlığında kaç gündüze ulaşabildin? Sayamayacak kadar çok mu? Yoksa saymaya gerek duyulmayacak kadar az mı? Neticede yaşıyorsun ecelin dayanana kadar kapına. Başka çaren yok, katlanıyorsun olanlara. Sırada kendine pay çıkarma kısmı var, öldürmezse güçlendirir diyorsun kendi kendine. En kötüye hazırlıyorsun kendini hep iyiyi düşünerek. Kendine metanet bahşediyorsun bu sayede. Sonra fark ediyorsun küçük şeylerin kıymetini ve mutluluğu. Yetinmeyi öğreniyorsun ağırdan, ağrılarla, bilakis yanında korkularda. Patlama yapamıyorsun duyguda. Yine, yeniden sevmek ağır geliyor, bu sefer ölümüm diyorsun da en güzel yanı oda öldürmüyor… Süründürüyor. Birçok vücuda dokunuyor, birçoğunu tadıyorsun, anlık zevklerde. Unutturuyorlar sana ebedi yalnızlığını. Özlemek koyuyorsun adını ya hoş sevgiden değil, alışagelmişlikten. Hiç bitmesin dediğin anların sonunda bir sonrakinin heyecanı doluyor hemen. Muhabbeti başlıyor bir anda. Sınırları zorluyorsun, şevkten ibaret hücrelerin sarhoşluğunu neye değişebiliriz ki. Elbette kardeş diyebildiğin birkaç yakın insana, değer veren, elinden tutan yegâne dostlara. Sonra onları da sen harcıyorsun amaçsızca. Pişmanların biçare olduğu bir zihinde lanet ediyorsun kendine. Nedir bu musibet anlam veremiyorsun. Ne geçmişe dönebiliyorsun hatalar için, ne durup telafisini yapabiliyorsun, nede sil baştan. Nafileliklerin arasında boğuluyorsun uykusuz gecelerde. Ve sonunda şişkin, yaşlı gözlerle bir bilgisayar başında sabahlıyorsun. Kafanı yağma edenleri yazıyor, çiziyorsun. Hani düşünerek bulamadıklarını belki yazarak daha iyi kavrarsın umudu ile deniyorsun da oda olmuyor… Hala Koskocaman Bir Sıfır Var… Koskoca Bir Beyhudelik… Ne hoş bir olgudur…

Yorum Sizden

"Anlık zevkler yerine sonsuz huzur arayışı içinde olan, bir anlık zevk uğruna club-bar
 maymunu olmayan, olandan nefret eden, lanetleyen, seçilmeyi gururuna yedirebilecek kadar
 gurursuz olmayan, çünkü gururunu her şeyin üstünde tutan, aksi hareketlerde bulunanlara
İacıyarak gülümseyen, hoşlandığı kızdan hayır cevabını almaktan korktuğundandır ki sükut
eden, bu yüzden de abazan damgası yiyen bir yiğittir. Ama kimse bilmez ve anlamaz ki o aslında
 yalnızlığın gururlu prensidir, ve prensiplerinden ödün vermektense yalnızlığını boynu dik şekilde
yaşar. Sahtelikten, bayağılıktan kusarcasına nefret eder, club' da elinde viski kadehi sağa sola kesik
atmaktan, oltaya balık takılmasını beklemektense plakta müzeyyen abla eşliğinde kankalarıyla rakı şişesinde
balık olmayı tercih eder. Palyaçoluğun bedende ruh bulmasıdır. Yüzünde gülücükler saçan ama içinde yangınlar
 çıkan... Gözyaşına mendil olacak birini arayan ama her geçen gün umudunu kaybeden... Umudun tükenmesine
rağmen yine de benliğinden ödün vermeyen, yapaylaşmayan, basitleşmeyen, küçülmeyen...Aksine böyle geçen
her gün sonunda daha da büyüyen, güçlenen..."

Bulamıyorum...

yaralarım...
yaralarını saklayabileceğin kadar uzakta mı ellerim
yoksa gözlerin mi içimdeki şarkıyı susturan...
içindeki cam kırıkları batıyor sana sarılınca...
şehir ölüyor ardımda bırakırken sesini
ve bir hiçin ortasındayken
beni çağıran ellerin oluyor yine...
varlıkla yokluk arasında kaybolan bir ben
kaderden tesadüfe savrulan hayatlarda
hala arıyorum kendimi...
bulamıyorum...

AnathemA - One Last Goodbye

How I needed you 
Sana nasıl ihtiyacım vardı

How I bleed now you`re gone
Nasıl kanıyorum şimdi sen yokken

In my dreams I can see you
Rüyalarımda seni görebiliyorum

But I awake so alone
Fakat o kadar yalnız uyanıyorum ki


I know you didn`t want to leave
Biliyorum sen gitmek istememiştin

Your heart yearned to stay
Kalbin kalmayı istemişti

But the strength I always loved in you
Fakat sende her zaman sevdiğim o güç

Finally gave way
Sonunda pes etti

Somehow I knew you would leave me this way
Her nasılsa biliyordum beni bu şekilde terkedeceğini

Somehow I knew you could never stay
Hernasılsa biliyordum asla benimle kalamayacağını

And in the early morning light
Ve sabahın ilk ışıklarında

After a silent peaceful night
Huzurlu, sessiz bir geceden sonra

You took my heart away
Kalbimide aldın götürdün uzaklara


In my dreams I can see you
Hayallerimde seni görebiliyorum

I can tell you how I feel
Sana hissettiklerimi söyleyebiliyorum

In my dreams I can hold you
Rüyalarımda sana sarılabiliyorum

It feels so real
Bu tıpkı gerçek gibi geliyor

And I still feel the pain
Ve hala o acıyı hissediyorum

I still feel your love
Hala sevgini hissediyorum

I still feel the pain
Hala o acıyı hissedebiliyorum

I still feel your love
Hala sevgini hissedebiliyorum


Somehow I knew you would leave me this way
Her nasılsa biliyordum beni bu şekilde terkedeceğini

Somehow I knew you could never stay
Hernasılsa biliyordum asla benimle kalamayacağını

And in the early morning light
Ve sabahın ilk ışıklarında

After a silent peaceful night
Huzurlu, sessiz bir geceden sonra

You took my heart away
Kalbimi aldın götürdün uzaklara

I wish you could have stayed
Ben kalabilmiş olmanı dilerdim

Gitmem Gerek

Ve hepsi hepsi bir kelime idi,
sızıma ad olan....
şimdi şehir akşama kavuşurken, o sessizliği özlüyorum seninle gelen.
kırılan bir cam kadar saydam ve parça parçayım.

otobüsler sensizliğe gidiyor tanımadıklarımla tıka basa.
karanfil sokaktır benimle ezilen.
son cigara kafiye gibi dudaklarımda.
çocuklar koşuyor önümde
kirli ellerinde keyif taşıyarak.
son sayfamı okuyorum hep nerde kaldığımı düşünerek.
bitmeyen bir ızdırabı şaraba katıyorum
rengi gözlerin...

gitmem gerek;
acıma daha güneş doğacak,
hoşçakal ey alacakaranlık
ekmek kadar sıcak gel sabaha,
sen....
 

Kan Banyosu

sıcak bir çayın kavurduğu dudaklar gibi
koptu dudaklarım yanaklarından,
dibinde kül unutulmuş bira bardağını yudumlar gibi
ciğerlerime yapıştı nefesinin nikotini,
varlığın ürküttü yalnızlığımı
yokluğun senden ibaret yalnızlıklarla doldu.
hem oldu hem olmadı
hep bir kütle vardı gursakta takılan,
yutkundukça tahriş edip boğazı kelimeleri boğan
ne oldu ne olmadı, bilemeyiz.
madem parlak yaraya parmak basmak gibi sevgilerimiz
kan banyosunda kesik bilek sızısıdır belki istediğimiz...